15 YIL 3600 PRİM GÜNÜ SEBEBİYLE KIDEM TAZMİNATI

Anasayfa / Blog / 15 YIL 3600 PRİM GÜNÜ SEBEBİYLE KIDEM TAZMİNATI


15 YIL 3600 PRİM GÜNÜ SEBEBİYLE KIDEM TAZMİNATI

 

15 YIL 3600 GÜN SEBEBİYLE İŞ YERİNDEN AYRILARAK KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANMAK MÜMKÜNDÜR. DAHA SONRA BAŞKA BİR İŞE GİRMEK HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI SAYILMAZ.

1999 yılı öncesi sigorta girişi bulunan çalışan 15 yıl veya 3600 prim gününü doldurması sebebiyle hem iş yerinden ayrılıp hem de kıdem tazminatını alabilir. Bunun şartları; işçi önce bu hakkının olduğuna dair SGK' dan yazı alıp, bunu işverene resmi şekilde noter vasıtasıyla iş yerinden ayrılacağını, tarafına kıdem tazminatı ödemesi yapmasına dair bildirim yapar. Bunun üzerine kıdem tazminatı ödemesi almazsa yasal yollara başvurabilir. Bunun dışında kıdem tazminatını aldıktan sonra başka bir işe girmesi de mümkündür. Bu durumun hakkın kötüye kullanılması OLMAYACAĞINA DAİR Yargıtay 9.Hukuk Dairesi ve 22.Hukuk Dairesinin emsal Kararları mevcuttur.Aşağıda bu konuyla ilgili verilen örnek bir emsal kararı paylaşıyorum, umarım faydalı olur;

§ SİGORTALILIK YILI İLE PRİM ÖDEME SÜRESİNE AİT YÜKÜMLÜLÜKLERİ TAMAMLAYAN İŞÇİNİN EMEKLİLİK İÇİN YAŞI BEKLEMESİNE GEREK OLMADAN İŞ SÖZLEŞMESİNİ AKTİF SONLANDIRABİLMESİ

§ KIDEM TAZMİNATININ ÖDENMESİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Somut olayda davacı, 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin birinci fıkrası (5) numaralı bendi uyarınca on beş yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını sağladığı için 25.10.2010 tarihli dilekçesi ile işyerinden ayrılmış, 01.11.2010 günü başka bir işverene ait işyerinde çalışmaya başlamıştır. Davacının işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir firmada çalışması hakkın kötüniyetli kullanılması olarak değerlendirilemez. Davacı, Kanunun kendisine verdiği yasal hakkını kullanmıştır. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlayan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkân tanımaktır. Bu nedenle davacının, davasının kabulü ile kıdem tazminatının ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

 

 

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.