BORSA MANİPÜLASYONU(PİYASA DOLANDIRICILIĞI) SUÇU VE İŞLEM YAPMA YASAĞINA DAİR EMSAL KARAR- İSTANBUL AVUKATI

Anasayfa / Blog / BORSA MANİPÜLASYONU(PİYASA DOLANDIRICILIĞI) SUÇU VE İŞLEM YAPMA YASAĞINA DAİR EMSAL KARAR- İSTANBUL AVUKATI


BORSA MANİPÜLASYONU(PİYASA DOLANDIRICILIĞI) SUÇU VE İŞLEM YAPMA YASAĞINA DAİR EMSAL KARAR- İSTANBUL AVUKATI

 

 

Sermaye piyasalarında kurumların ve şahısların piyasaya olan güveni, ekonominin sağlıklı şekilde işlemesini ve devamlılığını sağlar.  Bu güveni ve piyasanın sağlıklı şekilde işlemesini sağlamak amacıyla sermaye piyasasının işleyişini ve devamlılığını tehlikeye sokabilecek fiiller yaptırıma bağlanmıştır. Aşağıda Danıştay 13.Dairesi’nin borsa manipülasyonu (piyasa dolandırıcılığı) suçu ve işlem yapma yasağına ilişkin temyiz kararını sunuyoruz.

 

DANIŞTAY 13. DAİRE, 2010/2126 E., 2011/2385 K.

 

İstemin Özeti : Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 19.03.2010 tarih ve E:2009/2140, K:2010/419 sayılı kararının; çalışma özgürlüğünün kısıtlandığı, emsal davalarda iptal kararı verildiği, manipülasyon yapmaya elverişli alım ve satım yapmadığı yatırımcı grubu ile birlikte hareket etmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

TURK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, ... Sanayi A.Ş. hisse senetlerinde 04.09.2007-21.09.2007 tarihleri arasında, aralarında davacının da bulunduğu yatırımcı grubunun yapmış olduğu alım-satım işlemlerinin manipülasyon suçunu oluşturduğu ileri sürülerek, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 4487 sayılı Kanun ile değişik 46. maddesinin 1. fıkrasının ( i ) bendi uyarınca davacı hakkında borsalar ve teşkilâtlanmış diğer piyasalarda geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına ve işlem yasağı getirildiği tarih itibariyle ... A.Ş. nezdindeki hesaplarına işlem yasağı kaydının işlenmesine ve davacıya ait suça konu edilmiş kaydi payların takas işlemlerine konu edilmelerinin önlenmesini teminen yasaklı paylar, suça konu edilmiş kaydi payların dışındaki kaydi payların ise borsada işlem görmeyen paylar statüsünde izlenmesi hususlarında ... A.Ş.'nin bilgilendirilmesine ilişkin 25.09.2009 tarih ve 30/820 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesi'nce; 2499 sayılı Kanun'un 47. maddesinin A/2 bendinde, yapay olarak sermaye piyasası araçlarının, arz ve talebini etkilemek, aktif bir piyasanın varlığı izlenimini uyandırmak, fiyatlarını aynı seviyede tutmak, arttırmak veya azaltmak amacıyla alım satımını yapan gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri ve bunlarla beraber hareket edenlerin cezalandırılacaklarının; 4487 sayılı Kanunla 46. maddenin 1. fıkrasına eklenen ( i ) bendinde ise, Kurul'un bu Kanun uyarınca yaptığı inceleme ve denetlemeler sonucunda, 47. maddenin ( A ) bendinde sayılan fiillere doğrudan ya da dolaylı olarak iştirak ettikleri tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin, borsalar ve teşkilâtlanmış diğer piyasalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapmalarının önlenmesini teminen gerekli tedbirleri almaya yetkili olduğunun hükme bağlandığı, Sermaye Piyasası Kurulu uzman raporunun incelenmesinden, Kanun'un 47. maddesinin A/2 bendinde tanımlanan yapay fiyat ve yapay piyasa oluşturulmasına yönelik davranışlarda bulunduğu tespit edilen davacı hakkında sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını, tasarruf sahiplerinin hak ve yararının korunmasını sağlamak amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 47. maddesinin A/2 bendinde, yapay olarak, sermaye piyasası araçlarının, arz ve talebini etkilemek, aktif bir piyasanın varlığı izlenimini uyandırmak, fiyatlarını aynı seviyede tutmak, arttırmak veya azaltmak amacıyla alım satımını yapan gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri ve bunlarla beraber hareket edenlerin cezalandırılacakları; 4487 sayılı Kanunla 46. maddesinin birinci fıkrasına eklenen ( i ) bendinde ise, Kurul'un bu Kanun uyarınca yaptığı inceleme ve denetlemeler sonucunda, 47. maddenin ( A ) bendinde sayılan fiillere doğrudan ya da dolaylı olarak iştirak ettikleri tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin, borsalar ve teşkilâtlanmış diğer piyasalarda geçici veya sürekli olarak işlem yapmalarının önlenmesini teminen gerekli tedbirleri almaya yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

 

Yukarıda sözü edilen Kanun'un 46/1-i maddesi uyarınca, bir yatırımcının, menkul kıymetler borsasında işlem yapmasını önlemek için, kişinin borsada yaptığı işlemlerin arz ve talebi etkilemeye, aktif bir piyasa izlenimini uyandırmaya, fiyatları aynı seviyede tutmak, artırmak veya azaltmak amacına yönelik olduğunun belirlenmesi gereklidir. Bu belirlemenin yapılabilmesi için de, kişinin, manipülasyon yapıldığı öne sürülen hisse senedine ilişkin izleme dönemindeki alım ve satımlarının kronolojik sırası ve sayısı ile, toplam işlem hacmi içerisindeki oranı ve yatırımcı bir grupla birlikte hareket ediyor ise grupla ilişkisinin ortaya konulması zorunlu bulunmaktadır.

Dava konusu işlemin dayanağı olan, dosyada mevcut 01.09.2009 tarih ve XXIII- 3/1-1 sayılı denetleme raporundan; 04.09.2007-21.09.2007 tarihlerini kapsayan inceleme döneminde davacının ... Sanayi A.Ş. hisse senedi üzerinde yapmış olduğu alım ve satım işlemlerinin, bu işlemlerin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası alım ve satım işlem miktarına oranının ortaya konulmadığı, davacının, yatırımcı grubuyla birlikte hareket ettiği iddiasının ise, davacının daha önce ... hisse senedinde gerçekleştirilen manipülatif işlemlerde yatırımcı grubu ile birlikte hareket etmesi nedenine dayandırıldığı anlaşılmaktadır.

Bu veriler çerçevesinde, davacının, inceleme döneminde yaptığı işlemlerin miktarı ve yatırımcı grubuyla birlikte hareket ettiği dosyadan anlaşılamadığından davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca davacının temyiz isteminin kabulüne, temyize konu Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 19.03.2010 tarih ve E:2009/2140, K:2010/419 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Gebze ile Darıca bölgesindeki müvekkillerimize SERMAYE PİYASALARINDA PİYASA BOZUCU EYLEMLER VE CEZALARI hakkında hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.