HAGB KARARININ SİLAH TAŞIMA RUHSATINA ETKİSİ

Anasayfa / Blog / HAGB KARARININ SİLAH TAŞIMA RUHSATINA ETKİSİ


HAGB KARARININ SİLAH TAŞIMA RUHSATINA ETKİSİ

 

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanunun 6. ve 7. maddelerinde kimlerin ateşli silah taşıma veya bulundurma hakkına sahip olabileceği yer almaktadır.

Kanunun 7. maddesinin son fıkrası uyarınca, ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar, cezanın niteliği ne olursa olsun, para cezası ve erteleme dahil olmak üzere mahkumiyetleri kesinleşenler ateşli silah ruhsatı alamayacaklardır ve bununla birlikte kendilerine verilmiş ruhsatlar da iptal edilecektir. Burada hükümlü olma şartı aranmaktadır.

Bir hükümlülük hali sayılmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bütün şartları taşıdığı takdirde başvurucuya ateşli silah ruhsatı verilmesine engel olmayacağı gibi verilen ruhsatların iptaline de yol açmayacaktır. HAGB kararı hükümlülük olarak kabul edilmemelidir. Kişinin cezasının paraya çevrilmesi, ertelenmesi veya hakkında HAGB kararı verilmesi durumunda, ateşli silah ruhsatı yasağı geçerli olmayacaktır.

Uygulamada HAGB kararı ruhsat engeli olarak kabul edilmektedir. Ancak hükümlülük hali olarak düzenlenmeyen mahkumiyet kararının açıklanmasının ertelenmesi anlamını taşıyan, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının bir ruhsat engeli olarak kabul edilmesi doğru değildir. HAGB kararı, ateşli silah ruhsatı verilmesi engelinin veya ruhsat iptalinin gerekçesi olamaz. Ayrıca, kesinleşen HAGB kararında devam eden bir yargılama da söz konusu değildir. Yeni bir suçun işlenmemesi halinde veya denetimli serbestlik bozulmadığı takdirde yargılama yeniden açılamayacak ve beş yıllık denetimli serbestliğin bitmesinin ardından HAGB kararı da tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkacaktır.

Konuyla ilgili bir  Danıştay kararını aşağıda paylaşıyorum:

 

T.C.

D A N I Ş T A Y

Onbeşinci  Daire

Esas No : 2011/1079

Karar No : 2012/530

Özeti : Silah ruhsatı başvuru ve yenilemelerinde, ilgililer hakkında adli yargı yerlerince verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararlarının, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olarak değerlendirilemeyeceği, ilgilinin sanık sıfatının 5 yıllık deneme süresince devam edeceğinin ve yargılanması devam eden kişi olarak kabul edilmesi gerektiği hakkında.

Somut olayda; davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olarak değerlendirilemeyeceği açık olup, davacının mevcut silah taşıma ruhsatının anılan karar nedeniyle iptaline ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, idare mahkemesi kararının davacının mevcut silah taşıma ruhsatının iptaline ilişkin işleme yönelik kısmı sonucu itibariyle yerindedir.

  
Öte yandan, Karabük Ağır Ceza Mahkemesi kararının davacı yönünden hukuki bir sonuç doğurabilmesi, ancak denetim süresi içerisinde bir suç işlenmesi halinde mümkün olduğundan ve Mahkemenin belirlediği 5 yıllık deneme süresince, davacının sanık sıfatının devam ettiğinin kabulü gerekeceğinden, adı geçenin durumunun yukarıda aktarılan Yönetmeliğin 16. maddesinin 4. fıkrası kapsamında yargılaması devam eden kişi olarak değerlendirilerek, yeni ruhsat talebine ilişkin işlemlerin hakkındaki  yargı kararı kesinleşinceye kadar, diğer bir ifade ile denetimli serbestlik süresi sonuna kadar durdurulmasına ilişkin davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından, anılan işlemin iptaline yönelik idare mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 30.10.2010 tarih ve E:2010/1087, K:2010/1596 sayılı kararın, davacının mevcut silah taşıma ruhsatının iptaline ilişkin işleme yönelik kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına, silah taşıma ruhsatı verilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline yönelik kısmının bozulmasına, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 25.01.2012  tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

AZLIK OYU

Davacının satın aldığı silahı için taşıma ruhsatı verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin Karabük Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.12.2009 tarih E:2008/194. K:2009/255 sayılı kararının davacı yönünden hukuki bir sonuç doğurabilmesi, ancak denetim süresi içerisinde bir suç işlenmesi halinde mümkün olduğundan bu süre içerisinde yargılamasının devam ettiği kapsamında değerlendirilmesine de olanak bulunmamamaktadır.             Bu durumda, davacı başvurusunun değerlendirmeye alınarak, eğer şartları taşıyorsa silah taşıma ruhsatının düzenlenmesi gerektiği, aksi durumda ise, davacının başka şartlar yönüyle de silah taşıma ruhsatı almasına engel bir durum var ise davacının yeni ruhsat talebinin bu nedenler yönüyle reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenle, idarenin davacının yeni ruhsat talebini yargı kararı kesinleşinceye kadar, diğer bir ifade ile denetimli serbestlik süresi sonuna kadar durdurmak suretiyle reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından temyize konu Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

AZLIK OYU

Davacı hakkında ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçlamasıyla açılan davada; neticeden 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedildiği gözönüne alındığında; yukarıda aktarılan Yönetmelik hükmü uyarınca ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçundan mahkumiyeti nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilme olanağı bulunmadığından, davacının talebinin reddine ve mevcut silah taşıma ruhsatının iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan; bahsi geçen yargılamada, hükmedilen hapis cezasıyla ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi; suçluluğun tesbiti açısından yargılamanın sonuna kadar sürdürüldüğünden, suçlu bulunanlar bakımından mahkumiyet kararının verildiği, ancak verilen cezanın infazı bakımından denetim süresine tabi kılındığı bir müessesedir.  Bu itibarla, ilgiliye atfedilen ihaleye fesat karıştırmaya teşebbüs suçlaması esasen ceza hakimi tarafından sabit bulunarak mahkumiyet kararı verildiğinden ve ancak infazı deneme süresine tabi kılındığından, silah taşıma ruhsatı verilmesi ile mevcut silah ruhsatının iptali bakımından anılan mahkumiyetin dikkate alınması gerekmekte olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla bu sûbubiyetin ortadan kaldırılması mümkün değildir. Açıklanan nedenle, davacının mevcut silah taşıma ruhsatının anılan mahkumiyet nedeniyle iptal edilmesi ile yeni silah ruhsat talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu Mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

 

 

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.