İŞ KAZASI NEDENİYLE UZUV KAYBI (PARMAK KOPMASI) İSTANBUL İŞ KAZASI AVUKATI

Anasayfa / Blog / İŞ KAZASI NEDENİYLE UZUV KAYBI (PARMAK KOPMASI) İSTANBUL İŞ KAZASI AVUKATI


İŞ KAZASI NEDENİYLE UZUV KAYBI (PARMAK KOPMASI) İSTANBUL İŞ KAZASI AVUKATI

 

Ülkemizde iş kazalarına sıklıkla rastlanmakta olup yaşanacak süreçlerde hak kaybı olmaması açısından alanında uzman bir iş ve sosyal güvenlik avukatından destek almak oldukça önemlidir. Bu yazımızda iş kazalarıyla ilgili temel bilgiler paylaşılacaktır.

 

İş Kazasının Tanımı

 

İş kazası, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre İş Kazası, Kanunun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hal ve durumları sonucunda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen yada ruhen özre uğratan olay olarak tanımlanmıştır.

Kanunda sayılan hal ve durumlar;

 

a) Sigortalının işyerinde bulunması esnasında,

 

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

 

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

 

d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

 

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

 

kaza olayının meydana gelmesi halinde iş kazası sayılmaktadır.

 

Olayın iş kazası sayılabilmesi için gerekli olan diğer hususlar “kazayı geçiren kişinin sigortalı olması, kazanın meydana gelmesi, kaza ile sonuç arasında uygun bir illiyet bağının bulunması,kaza sonucu bedence veya ruhça özre uğraması ve bu unsurların bir arada gerçekleşmesi”dir.

 

İş kazası yaşayan işçiler bedenen zarara uğrayabileceği gibi manen de zarara uğrayabilir. İş kazası geçiren işçi yaşadığı kaza nedeniyle psikolojik olarak zarar görebilir. Uzuv kopması( parmak kopması, kol veya bacak kopması…), kemik kırıkları meydana gelmesi ve bunlar neticesinde iş göremezliğe de sıklıkla rastlanmaktadır. Meydana gelen zararların giderilmesi için Türk Borçlar Kanunu hükümlrerine dayanarak dava açmak mümkündür. Bedensel zarara uğrayan işçi ya da ölüm halinde mirasıçıları bazı giderlerin karşılanmasını da talep edebilecektir.

Ölüm Halinde ;

 

Cenaze giderleri,

Tedavi giderleri (ölümden önce bir tedavi süreci var ise)

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

 Bedensel Zarar Halinde ;

Tedavi giderleri,

Kazanç kaybı,

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir.

 

Aşağıda paylaştığımız Yargıtay kararından da anlaşılacağı gibi iş kazasına uğrayan işçinin manevi tazminat talep edebilmesi de mümkündür. Özellikle iş kazası nedeniyle yaşanan uzuv kaybı durumlarında iş kazasına uğrayan işçi lehine manevi tazminat kararları verilmektedir.

 

 

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ 2003/9126 E., 2003/9304 K.

 

İŞ KAZASI NEDENİYLE MADDİ, MANEVİ TAZMİNAT

 

DAVA: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davacı ve davalılardan Çorum Bld. Bşk. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

 

KARAR: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Çorum Belediye Başkanlığı'nın tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer sair temyiz itirazlarının reddine,

 

2- Dava, iş kazası sonucu beden tamlığı bozulan işçinin maddi tazminat istemi yanında, ayrıca duymuş olduğu acı ve üzüntünün giderilmesi (manevi tazminat) istemine de ilişkindir.

 

Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak B.K.'nun 47. maddesi ile 26.06.1966 gün ve 7/7 sayılı içtihadı Birleştirme kararıdır. Anılan maddeye ve içtihadı birleştirme kararına göre, manevi tazminata hükmedilmesi için 1-Eylem, 2-Zarar, 3-Zarar ile eylem arasında illiyet bağı, 4-Eylemin hukuka aykırı olması, 5-işçinin cismani zarara uğraması koşuldur.

 

Somut olayda davacının zararlandırıcı sigorta olayında %8 oranında malul kaldığı ve sağ elinin işaret parmağının kopmasıyla vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu ve bu nedenle üzüntü ve elem duyacağı söz götürmez. Bu nedenle yukarıda açıklanan koşullara uygun olarak makul ölçüler içerisinde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin tümden reddedilmiş olması isabetsizdir.

 

3- Hükme dayanak alınan kusur raporunda, davalı Çorum Belediye Başkanlığı'nın %50, dava dışı bulunan C. Baldıran'ın ise %10 oranında kusurlu bulunduğu açıktır. Dava, dayanışmalı sorumluluk esasına dayanılarak açılmıştır. B.K.'nun 142/1. maddesine göre, alacaklı (davacı), müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun tamamen veya kısmen ödenmesini istemekte seçim hakkına sahip bulunmaktadır.

 

Davaya konu olayda, davacı müteselsil borçlulardan biri olan davalı belediye başkanlığından borcun tamamının tahsilini istemiştir. Bu durumda, anılan davalının dava dışı olan C. B.'ın %10 kusur oranından da sorumlu tutulması gerektiği tartışmasızdır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.12.1986 gün ve 1985/4-822 E., 1986/1140 K. sayılı kararı da aynı esasları içermektedir.

 

Öte yandan, kendisine %10 kusur izafe edilen dava dışı C. B.'ın davalı Belediye Başkanlığı'nın işçisi olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, söz konusu davalının B.K.'nun 55. maddesi uyarınca istihdam eden sıfatıyla da sorumluluğu bulunduğu ortadadır. Bu nedenlerle, sadece davalı Belediye Başkanlığı'nın kusur oranı gözönünde tutularak maddi tazminata hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

 

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalı Belediye'ye yükletilmesine, 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

İş Kazaları hakkında daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz

İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda uzman kadromuzla İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz.