BLOG - Yıldırım Hukuk

Anasayfa / BLOG

KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ NEDİR, KİMLER NASIL FAYDALANIR?- İSTANBUL İŞ AVUKATI

Ülke genelindeki koronavirüs salgını nedeniyle çalışma yaşamı da bundan büyük ölçüde etkileniyor. Koronavirüs salgınının etkilerini azaltmak çerçevesinde alınan ekonomik tedbirlerden biri de kısa çalışma ödeneğine dair yapılan birkaç değişiklik oldu. İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 2. Maddesinde düzenlenen çalışma ödeneğine göre yasada belirlenen şartların oluşması halinde sigortalıların çalışamadıkları dönem için işsizlik sigortası fonundan gelir sağlayan bir uygula mevcut olup bugünlerde kısa çalışma ödeneğiyle ilgili sorulan sorular artmaktadır.

KORONAVİRÜS SALGINI NEDENİYLE İŞ AKDİNİN FESHİ VE İŞE İADE DAVALARI- İSTANBUL İŞ AVUKATI

Koronavirüs salgını nedeniyle kişisel ve toplumsal güvenlik tedbirlerini alma seferberliği yaşanan bir süreçteyiz. Hızla artan bu salgın ulusal ve uluslararası ölçekte kalabalık etkinliklerin iptali, okulların tatil edilmesi, yurtdışına giriş çıkışların sınırlandırılması, sosyal izolasyon gibi birçok önlemi de beraberinde getirdi. Bu süreçte Koronvirüs salgını, İş Hukuku hükümlerinde düzenlenen işçi ve işveren ilişkileri açısından da bazı sonuçlar doğuruyor.

TAŞINMAZIN İMAR PLANINDA OKUL ALANI OLARAK GÖZÜKMESİNDEN KAYNAKLANAN KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVALARI - İSTANBUL AVUKATI

Özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların kamulaştırılmasında gerekli esas ve usullerin atlanarak kamulaştırma işleminin kanunda düzenlendiği şekilde yapılmadığı haller sık sık karşımıza çıkmaktadır.  Kanunlarla belirlenen bu usullere uyulmadan ve kamulaştırma bedeli ödenmeden özel mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu bu durumlar, mülkiyet hakkını ihlal etmektedir. Bu mülkiyet hakkına aykırı müdahalelere “kamulaştırmasız el atma” adı verilmektedir.

KORONAVİRÜS SALGININDA İŞÇİNİN VE İŞVERENİN SAHİP OLDUĞU HAKLAR VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ- İSTANBUL AVUKATI

Koronavirüs salgını nedeniyle kişisel ve toplumsal güvenlik tedbirlerini alma seferberliği yaşanan bir süreçteyiz. Hızla artan bu salgın ulusal ve uluslararası ölçekte kalabalık etkinliklerin iptali, okulların tatil edilmesi, yurtdışına giriş çıkışların sınırlandırılması, sosyal izolasyon gibi birçok  önlemi de beraberinde getirdi.

EKONOMİK SEBEPLERLE VE İSTİHDAM FAZLALIĞI NEDENİYLE İŞ AKDİNİN FESHİ VE İŞE İADE DAVALARI

Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İş Kanunu’nun 18.maddesinde de işverenin iş akdinin feshi için geçerli nedene dayanma zorunluluğu vurgulanmıştır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan fesihte işletmesel bir kararın bulunması zorunlu tutulmuştur. Bu fesih türlerinde fesih, alınan işletmesel kararın sonucu olarak gerçekleşmektedir.

PERFORMANS DÜŞÜKLÜĞÜNE BAĞLI OLARAK İŞ AKDİNİN FESHEDİLMESİ VE İŞE İADE DAVALARI

İş Kanunu’un 18. Maddesi işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanması zorunluluğunu düzenlemiştir. Feshin geçerli nedene dayanması zorunluluğu iş güvencesinin temel ilkelerindendir. Bu düzenleme, en az altı (6) aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu şeklindedir. Bununla birlikte kanunda, “işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebep” tanımı açık ve net şekilde ortaya konulmamıştır. Bu nedenle iş akdinin feshinin geçerli olup olmadığı hususundaki değerlendirmelerde Yargıtay Kararlarında hangi ölçütlerin değerlendirildiğine bakmak faydalı olacaktır.

İŞLETMESEL NEDENLE İŞ AKDİNİN FESHEDİLMESİNDE İŞE İADE DAVALARI VE EMSAL YARGITAY KARARI

İş Kanunu’nun 18. Maddesi feshin geçerli sebebe dayandırılması başlığını düzenlemiştir. Buna göre iş akdini fesheden işveren, iş akdinin feshini geçerli sebebe dayandırmalıdır. 

ARSA PAYI KARŞILIĞI(KAT KARŞILIĞI) İNŞAAT SÖZLEŞMELERİ VE CEZAİ ŞART HAKKINDA EMSAL YARGITAY KARARI

ser sözleşmelerinin en çok uygulama alanı bulan türü, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleridir. Bu tür sözleşmeler arsa sahibi/sahipleri ile yüklenici arasında yapılır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde iki taraf da karşılıklı olarak birbirine vaatlerde bulunur. Buna göre yüklenici bir inşaat meydana getirmeyi, iş sahibi de buna karşılık “arsa payı devri” suretiyle bir bedel ödemeyi borçlanmaktadır. Yüklenici üstlendiği bina yapım işinin finansını kendisi sağlarken arsa maliki de bedel olarak binadaki bir kısım bağımsız bölüm/bölümlerin mülkiyetini yükleniciye geçirme sözünü verir. Bu tip sözleşmelerin konusu arsa sahibinin maliki olduğu arsa üzerine yapılacak olan binanın inşaatıdır.

SİTE ORTAK ALANLARINA MÜDAHALE DURUMLARINDA YÖNETİCİ MÜDAHALENİN ÖNLENMESİ VE PROJEYE AYKIRILIK DAVASI AÇABİLİR Mİ?

Günümüzde artan nüfus ve ortaya çıkan toplu yaşam alanları ihtiyacı ile birlikte İstanbul başta olmak üzere birçok büyük şehirde site yaşamı oldukça artış göstermektedir. Toplu yaşam alanları olarak tasarlanan ve düzenlenen siteler bu ihtiyaca yanıt vermekle birlikte toplu yaşamaktan ve ortak alanları kullanmaktan kaynaklı sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Bu noktada bütün kat maliklerinin birbirlerine karşı olan hak ve sorumlulukları çok önemlidir. Toplu yaşam alanlarının en önemli parçası olan ortak yaşam alanlarında kimi maliklerin, diğer maliklerin arsa paylarından doğan hakkını gasp edecek nitelikte uygulamalarda bulunduğu durumlarla karşılaşılmaktadır. 

BELGEDE SAHTECİLİK VE CEZA İNDİRİMİ

Türk Ceza Kanunun 211. maddesi,  belgede sahtecilik suçunun daha az cezayı gerektiren bir halini düzenlemiştir. Buna göre bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla evrakta sahtecilik suçunun işlenmesi, cezayı azaltmayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. TCK 211’deki düzenleme şu şekildedir: “Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, 1/2 oranında indirilir.” 

İMAR PLANININDA TAŞINMAZIN REKREASYON ALANI, SOSYAL DONATI ALANI, PARK ALANI, YEŞİL ALAN VS. GÖZÜKMESİNDEN KAYNAKLI MÜLKİYET HAKKINI KISITLANMASI VE KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMAYA DAYALI TAZMİNAT DAVALARI

Anayasa’nın 46. Maddesi kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların kamulaştırılmasında gerekli esas ve usulleri düzenlenmiştir. Buna göre kamulaştırma karşılığındaki bedelin nakden ve peşin olarak ödenmesi gerekir. Ancak uygulamada, belirlenen bu usullere uyulmadan ve kamulaştırma bedeli ödenmeden özel mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu durumlar sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu mülkiyet hakkına aykırı müdahalelere “kamulaştırmasız el atma” adı verilmektedir. Bu müdahale fiili el atma şekilde veya yapılan imar planlarının fiili olarak hayata geçirilmemesi şeklinde hukuki el atma  olabilmektedir.

SİGORTA POLİÇESİ SEÇERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN EN ÖNEMLİ KONU

Genellikle sigorta poliçesi seçerken en uygun fiyatlıyı olanı tercih ediyoruz. Poliçenin kapsamına dikkat etmiyoruz. Poliçenin hangi riskleri kapsadığına dikkat etmek çok önemlidir. Zira poliçe kapsamında olmayan zararlar ödenmez. 

GÜNÜNDE ÖDENMEYEN ÜCRET HAKLI FESİH SEBEBİDİR.

Ücret alacağının gününde ödenmemesi işçiye haklı fesih sebebi verir. Bu durumdaki işçi kıdem tazminatına hak kazanır.

İSTANBUL TAM YARGI DAVASI AVUKATI

Günümüzde devletin idari kuruluşları ile vatandaş arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar neticesinde vatandaşların hakkının korunabilmesi çeşitli mevzuat hükümleri getirilmiştir. Bu kapsamda da tam yargı davası kişilerin tazminat taleplerini içeren ve idareye karşı açılan bir dava çeşididir. Usul ve esasları genel itibariyle İdari Yargılama Usulu Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Bu kanunun ilgili maddeleri aşağıda anlatılacaktır.

İŞYERİNDEN HER NE SEBEPLE AYRILMIŞ OLURSA OLSUN ÇALIŞANIN ÇALIŞTIĞI DÖNEM İÇİN HAK ETTİĞİ PRİMİN ÖDENMESİ GEREKLİDİR.

Genellikle işverenler satış veya performansa dayalı primlerini yılda bir kere dağıtırlar. Şirket uygulamasına göre değişkenlik gösterse de çoğunlukla Nisan ayında prim dağıtımı uygulaması yapılır.